Her büyük fikir küçük bir düşünceyle başlar. Bazen bir kahve molasında, bazen bir toplantıda, bazen de masanın üzerindeki A4 kâğıdına çizilen küçük bir karalamayla... Tıpkı 2011 yılında ilk yolculuğumuza başladığımız gibi.
Biz Simya Creative'iz. O küçük fikirleri büyütmeyi seviyoruz.
Web siteleri tasarlıyor, markalar oluşturuyor, reklam kampanyaları yönetiyor, sosyal medya stratejileri geliştiriyor, fotoğraf ve video prodüksiyonları gerçekleştiriyoruz. Ama aslında yaptığımız iş bunlardan biraz daha fazlası.
Biz, markaların insanların zihninde yer edinmesine yardımcı oluyoruz.
Her projeye "Bir web sitesi yapalım." diye değil, "Bu marka nasıl hatırlanır?" diye başlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki güzel görünen tasarımlar dikkat çeker, doğru stratejiler ise sonuç getirir.
Yapay zekâyı kullanıyoruz ama yaratıcılığı ona bırakmıyoruz. Verileri analiz ediyoruz ama sezgilerimizi de dinliyoruz. Trendleri takip ediyoruz ama her markayı aynı kalıba sokmuyoruz. Çünkü her markanın anlatacak kendine ait bir hikâyesi olduğuna inanıyoruz.
Tabii her şey bilgisayar başında olmuyor. Bazen bir çekimde en doğru ışığın peşinden koşuyor, bazen bir reklamın tek cümlesi için onlarca farklı fikir üretiyor, bazen de "Şunu bir 2 piksel sağa alalım." diyerek ekip arkadaşlarımızı hafifçe sabrın sınırında gezdiriyoruz. Kusura bakmayın, detayları gerçekten seviyoruz.
Bizim için başarı; yalnızca güzel tasarımlar üretmek değil, telefonunuzun daha sık çalması, web sitenizin daha fazla ziyaret edilmesi, markanızın daha çok konuşulması ve sonunda "İyi ki birlikte çalışmışız." cümlesini duyabilmektir.
İşte bu yüzden Simya Creative'de yalnızca dijital işler üretmiyoruz; fikirleri görünür, markaları güçlü ve hayalleri gerçeğe dönüştürüyoruz.
Tanıştığımıza memnun olduk. Şimdi sıra birlikte harika işler çıkarmakta.